DELİNİN Mİ;  DAHİ’NİN Mİ KENTİ?

SALVADOR DALİ;  BURADA!

FİGUERES

İspanya da; Katalonya’da, başka bir yerdeyiz!?

Gerçekten küçücük bir yerleşim yerindeyiz bu kez. Belki de en küçüklerden?  Ama bizi buraya getiren  bir büyüklük var. Bu büyüklükte, delilik ve dahilik var. Salvador Dali var. Ondan buradayız. Figueres. İspanya Katalonya’sında,  Rosas körfezinden içeri doğru giren, Emporda bölgesinin kuzeyinde, Barselona ve Girona’ ya komşu, sevimli, tarihsel bir yer.

 Etrafa bakacağız. St. Ferran Kalesine,  Parish Kilisesine, ilk denizaltıyı tasarlayıp suya indiren, Narcis Monturioli’e, meşhur La Rambla’ya! ‘aman Barselona ile karışmasın’, oyuncak müzesine, müthiş lezzetlere, şaraplara ve dahaaaaa.

İspanya burası ya, hikaye biter mi?  Her yer hikaye ama, asıl hikaye Dali’de… Burada doğdu. Müthiş bir müzeye dönüşen doğduğu mekan, belki onun ününü de geride bıraktı! Evet, Dali Tiyatro ve Müzesi, dünya da en çok ziyaret edilenler sıralamasında, ilk beşte. Hadi bakalım. Boşuna değil bu. 4 binden fazla eser; ama neler neler? Ressam olarak ünlü ya; tablo sanırsın hepsini ve yanılırsın. Salvador Dali; mücevher tasarımcısı, yazar, filmci her şeyden öte ‘art designer’. Kısaca burada her şey var, sanata dair. Üstelik adam sıradışı!  E malzeme de, böyle. Çizgi de başka;  fırça da,  veee;  dokunuş! … Ondan görmelisin zaten… Yaşarken en çok parayı kazanan sanatçı, belki de! Ki zor gerçekleşir. Bu farklı! Sanatçı ama tüccar; tabi zeki… Avrupa’dan sonra Amerika’da boy göstermesi, maddi manevi her açıdan büyütmüş ‘usta’yı. Ölüme doğru ise hikaye tirajik, genelde olduğu gibi.

Yolculuk başlasın usta’nın doğum yerine. Ülkemizden gidecekler için ilk durak Barselona olacak. Figueres, 140 km buradan. Tren, otobüs şansı çok; ya da araba kiralanacak. Girona’ya bağlı, 50 bin nüfuslu bir yer Figueres. ‘La Rambla’ merkez meydan. Şık restaurantlar, keyifli kafe ve barlar burada! Ara sokaklar cezbedici. İspanya iç savaşında tahrip olan kent, sonrasında tekrar yeşillenmiş, yeniden doğmuş. Benim çok sevdiğim, eski Avrupa kentlerindeki doku; burada. İlginçtir, denize kıyısı olmayan bu tip kentlerde,  puslu havada yöreyi dolaşmaya bayılırım ben. Sanki o görünüm, daha yakışır gibi bu tip yerlere. 

Figueres’de de durum bu.  Donuk renkli binalar, donuk havada iyi geldi bana!

Ama yazın çok sıcakmış, dikkat. Ziyaret edecekler, sonbahar ve kış’ı tercih etmeli bence. Yalnız, yazın gidecekler için de; Mayıs’tan Eylül’e muhteşem festivaller söz konusu, seçim sizde!

İncir ağaçlarından gelirmiş buranın ismi. Hiç görmedim ama müthiş lezzetlere tanık oldum. ‘Tapas’ zaten bilinir bu topraklarda. Fakat burada hem deniz ürünleri tadılıyor nefis sebzelerle, hem de kırmızı et. Hepsi geleneksel. Ve, hepsi leziz. Bu Avrupa’lılar her yemeği nasıl bu kadar leziz yapar yıllardır düşünürüm. Her yer de, her koşulda yemek yiyen ben, kötü bir lezzete hiç tanıklık etmedim. Kişiler değişse de, lezzetler değişmiyor. ‘Gastronomik bir gen’! Hadi canım. Yetenek tabi. Priorat ve Emporda ünlü şarap markalaları.

1743’e tarihlenen St. Ferran kalesi, 3 km2 alanı ile Avrupa’nın büyük kaleleri arasında. Beşgeni andıran yapısı ile ‘pentagon’a model olmuş; kimbilir? Tabi Figueres deyince ‘Dali’ önce gelir ama; zaman bulanlar kentin biraz dışına çıkıp, farklı yerleri de görmeli. Buraya yapılan turlar genelde günlük olduğundan, bazı noktalar kaçabiliyor!

 Dali müzesi her daim yoğun ve layıkıyla gezmek; 3 saat demek.  O nedenle program yaparken dikkat. Şimdi daha yakından bir örnek; Parish kilisesi… Yapı önemli, mutlak görmeli. Tarihsel çok şey barındırır! Gözlerden kaçmamalı! Önceden de söz ettik; Narcis Monturiol. İlk denizaltıyı tasarlayıp yüzdüren kişi.  50’den fazla dalış, ve hazin son! 1862’de bu minicik denizaltı, bir kargo gemisinin çarpması sonucu deniz serüvenini bitirmiş! 7m’ye 12 m ebadlar ile, işlevi ve tarihi önemli! La Rambla’nın hemen yakınında heykeli ile anılmakta! Tarihsel bilgilerde çelişkiler var ama, Barselona müzesindeki prototipi görülebilir!

Her şey bu merkez de ya. Oyuncak müzesi de. 4 bin 500 esere sahip müze, ziyarete açık. Dedim ya küçücük bir yer ama sıkıcı değil. Hadi, ‘usta’ya doğru gidiyoruz. Yumurta’ya ayrı, ekmeğe başka bakmalı. Usta; öyle yapmış. Üremeyi ve yaşamın devamını böyle sembollendirmiş. Binayı tasarlarken de vazgeçmemiş. 1904’de doğduğu bu mekan, zamanla kentin Belediye Tiyatrosu olmuş.

10 yaşında çizmeye başlayan Dali; 14 yaşında doğduğu bu binanın bir katında ilk sergisini açma şansı buluyor. Ama ne şans; arkası geliyor!

 

Kısaca yaşamından kesitler verelim. Hayranı olduğu annesini erken yaşta kaybedince, babanın despotluğuna dayanamayıp evi terk ediyor. Bu arada, baba baldız ile evlenmiş!

 Madrit’de sanat eğitimi aldığı sırada siyasi sebeplerle hapis yatıyor. Askere gidip okulunu sonra bitiriyor. ‘Escuela de Bellas Artes’.

Paris’de Picasso ile, sonra Freud ile tanışması eserlerine yansımaya başlasa da, o’nu en çok etkileyenler, şair Federico Garcia Lorca, yönetmen Luis Bunuel, kübist ressam Juan Gris. 1929’da sürrealizm’i benimsiyor. Sıradışı tipi, ilginç giysileri ile sayısız konferans sonrası, kendini Amerika’da buluyor… Veee; tatlı hayat!

Arkadaşının karısı Gala; vazgeçilmez’i… Bir süre sonra boşanan Gala, Dali ile evleniyor ve 1982’de ölene dek bu çılgın ressamın ‘ikon’u oluyor. Zaten Gala ölünce de, resimden neredeyse kopuyor ‘usta’!

Uzlaşıdan uzak, dik bir sanatçı hep!1989’da da ölüyor. Bu tarifsiz aşka karşın, Salvador Dali’nin eşcinsel olduğu ve Gala ile bir kez bile birlikte olmadığı konuşulur. Bu başka bir aşk olsa gerek?

Figueres’e büyük değer katan müzenin oluşumu da ilginç. İspanya iç savaşında harap olan bina; sonrasında Dali’ye hibe edilir. 1974’de müze olarak açılmasına karşın, 1980’lere dek üzerinde çalışılır. Tüm tasarım Dali’ye ait! Hemen yanında da mücevher müzesi var. Ana müzede ‘usta’nın tasarımı, boyama, çizim, hologram, fotoğrafçılık ve benzeri tekniklerle, 4 binden fazla eser var. Gerçeküstü tavrın bir numaralı sanatçısı, gerçekten bir ömür boyu döktürmüş!

Dali, egosundan da hiç vazgeçmemiş, hatta zaman içinde Picasso ile ‘4.boyut’ için yarışır olmuş. Gerçekten farklı bir kişilik. Hayranlıkla gezeceksiniz. Girişten itibaren, ‘Yağmurlu taksi’, ‘Abraham Lincoln’, ‘Mae West’ odası, ‘Rüzgar Sarayı’ odası;  veee daha niceleri…

Son olarak; meşhur saatleri çizdiği ve zamanı akışkanlaştıran tablosunda,  saatlerden birinin rakamları eksik! ama toplamının ölüm tarihini yansıttığı söylenir. ‘Hadi canım’ demeyin;  gidin görün.