GEZİ DEDİĞİN: 5 yıldızlı otellerde, tatil köylerinde, özel jetle, vip servis ile; ‘aşçı uşak hizmetçi’ ile de olur! ‘Üç otuz paraya’, belki otostopla, bir kamyon kasasında, hostellerde, çadırla ya da hamakla da! Nereden nasıl baktığına bağlı. Gezmek her şekli ile güzel elbette. Yaşamı bazen programlayamayız. Uygun olan boş zamanda, uygun mesafede, uygun her yere gitmeli insan. Her gezi, hatta gezi deki bir gün bile, çok şey katar insana. Bilgi dağarcığı genişler, tarih denen sihirli dünya ile buluşulur. Parmaklar deklanşörden kopamaz. Hele dönüşte, tüm çekilenler yeniden götürür oralara! Sen artık başka yerdesin. Uçsuz bucaksız gez, keşfet, yürü, koş, yüz, dal; istersen uç!
Merak etme, çılgın rotan benden! Sen yaşa.

ŞİRİNCE

– ÖREN YERLERİ –

– GÖZDEN KAÇANLAR –

Türk ve İslam Eserleri Müzesi

Sultanahmet meydanı, ‘At Meydanı’ demek daha doğru! Bir Bizans adlandırması! Ne savaşlar, ne barışlar gördü; ne aşklar ne ölümler? Geçmişi bize yaşatan pek çok eser, hala …

Tekfur Sarayı Müzesi

Edirnekapı’nın arkaları. ‘Konstantinepolis’ surları kısmen yıkık, kısmen onarılmış! Sokaklar gerçekten ilginç, yukarıdan inerken gözünüz solda olsun; surlarda! …

İstanbul Arkeoloji Müzesi

Osmanlı da; yıkılmaya doğru yıllar! 1900’ler. Osman Hamdi bey, bu yıkımı kabullenmeyenlerden biri! Ressam, tarihçi, arkeolog …

Kariye Müzesi

Hiç beklemediğim ilginçliklerle karşılaşıyorum. Düşünülesi detaylar var. Kimileri hiç görülmemiş, bazıları dile getirilmiş. Hep beraber bakacağız. Bir gerçek …