GEZİ DEDİĞİN: 5 yıldızlı otellerde, tatil köylerinde, özel jetle, vip servis ile; ‘aşçı uşak hizmetçi’ ile de olur! ‘Üç otuz paraya’, belki otostopla, bir kamyon kasasında, hostellerde, çadırla ya da hamakla da! Nereden nasıl baktığına bağlı. Gezmek her şekli ile güzel elbette. Yaşamı bazen programlayamayız. Uygun olan boş zamanda, uygun mesafede, uygun her yere gitmeli insan. Her gezi, hatta gezi deki bir gün bile, çok şey katar insana. Bilgi dağarcığı genişler, tarih denen sihirli dünya ile buluşulur. Parmaklar deklanşörden kopamaz. Hele dönüşte, tüm çekilenler yeniden götürür oralara! Sen artık başka yerdesin. Uçsuz bucaksız gez, keşfet, yürü, koş, yüz, dal; istersen uç!
Merak etme, çılgın rotan benden! Sen yaşa.

Yakında : Sanatın kenti, vals’lerin diyarı;
VİYANA…
Egzotik, tarihsel, farklı; yaşamalı!
Yakında : Huzurun adresi;
tarihin merkezi… SİĞİ… 
Bilen gider, gitmeyen bilmez; üzülür!

Cassis

Evet,  bu kez rotamızda Güney Fransa’nın yine pek bilinmeyen ama muhteşem kasabası Cassis var! Öncelikle belirtmeliyim  >>>>

Mudanya

Benim için Montania!  Güzel, bakir, yaşanılası;  dünya beldesidir burası; özel!  Keşke eskisi gibi kalsaymış! Tarihsel bir sürü önemli noktayı barındıran     >>>>

Halki

Bu adayı size nasıl anlatsam bilmem ki… Küçüklüğü, sevimliliği, mimarisi, tabi ki denizi sizi adeta sarıp sarmalıyor…Meşhur on iki adadan biri. Rodos’un   >>>>

Söğüt

Demirin ırgattan boşalması ile, zincirin şakırdayan sesi.  Yeşil mavi karışımı, billur su ile buluşan demirin, derinlerden size selam vermesi  >>>>