GEZİ DEDİĞİN: 5 yıldızlı otellerde, tatil köylerinde, özel jetle, vip servis ile; ‘aşçı uşak hizmetçi’ ile de olur! ‘Üç otuz paraya’, belki otostopla, bir kamyon kasasında, hostellerde, çadırla ya da hamakla da! Nereden nasıl baktığına bağlı. Gezmek her şekli ile güzel elbette. Yaşamı bazen programlayamayız. Uygun olan boş zamanda, uygun mesafede, uygun her yere gitmeli insan. Her gezi, hatta gezi deki bir gün bile, çok şey katar insana. Bilgi dağarcığı genişler, tarih denen sihirli dünya ile buluşulur. Parmaklar deklanşörden kopamaz. Hele dönüşte, tüm çekilenler yeniden götürür oralara! Sen artık başka yerdesin. Uçsuz bucaksız gez, keşfet, yürü, koş, yüz, dal; istersen uç!
Merak etme, çılgın rotan benden! Sen yaşa.

Adile Sultan’ın, Cemile Sultan’ın izleri! İstanbul’un en güzel yalıları! Marmara’nın  coşkun suları! Boğazın koynunda; lezzetin, tarihin, kardeşliğin semti! KANDİLLİ…
Garonne nehri kenarında kurulmuş; ‘La Ville Rose’! Yani, ‘Pembe şehir’… Kiremit rengi binalarıyla ünlü. Fransa’nın güneybatısında çok keyifli bir kent! TOULOUSE…

GÖZDEN KAÇANLAR!

Türk ve İslam Eserleri Müzesi

Tekfur Sarayı Müzesi

İstanbul Arkeoloji Müzesi

 

Kariye Müzesi