Uzaktan ‘mavisi’; yakından ‘yeşili’ ile özel

KOZBEYLİ…

 Ege’de geç keşfedilen köylerden…
‘Kozbeyli’; burası gerçek bir Türk köyü…

Mübadele dönemlerinde, ‘Yunan’ anakarasından gelenler epeyce iz bırakmışlar! Bu anlamda hayli önemli… Onların yaptıkları taş evlerin bir bölümü ayakta. Tabi tadilata ihtiyaç duyan çokça mekan var.

‘Kozbeyli’; burası gerçek bir Türk köyü…

Mübadele dönemlerinde, ‘Yunan’ anakarasından gelenler epeyce iz bırakmışlar! Bu anlamda hayli önemli… Onların yaptıkları taş evlerin bir bölümü ayakta. Tabi tadilata ihtiyaç duyan çokça mekan var.

Ancak onarılanları görünce insan çok mutlu oluyor. Zira burada bir tarih yaşatılıyor. Son dönemlerde eski yıkık virane evleri satın alıp, aslına uygun restorasyona girişen kişililere rastlıyoruz. Çok keyifli. İnşallah köyün tamamındaki evler bu biçimde onarılır ve yaşama katılır.

‘Kozbeyli’nin, İzmir merkeze çok yakın oluşu büyük avantaj; özellikle yasal prosedürlerin kolaylıkla çözümlenmesi anlamında! Tabi ki; köye ilgi duyanların ulaşımı adına da!

Buralarda köyler,  genel olarak eğer coğrafi ve insani koşullar elveriyorsa deniz kıyısında kurulmaya çalışılır! Toprağın bereketi elbette azizdir.

Ancak deniz; hem ulaşımının özelidir, hem de avlanmanın; dolayısı ile ekonominin belkemiğidir!

Cumhuriyet dönemi öncesinde Ege’de deniz kıyısında yaşayan köylülere karşı çok sayıda saldırı düzenlenmiş… İnsanlar, hayvanlar kaçırılmış, öldürülmüş ya da yaralanmış! Bu olgu, böylesi köylerin sonraki zamanlarda mecburiyetten denizden uzakta, daha yukarılarda tekrar kurulmasını gerektirmiş! Kozbeyli’nin de denizden uzakta, daha güvenli unsurlara sahip konumda yeniden inşası işte bu yüzden!

Onun için bakar uzaktan denize Kozbeyli; günümüzde! Tarih sayfalarında çok sık gördüğümüz bir yaklaşım!

Gecelemek, konaklamak pek olanaklı değil; ya da az seçenek var diyelim? Günü birlik ziyaretçileri ile özel ‘Kozbeyli’…

Özellikle hafta sonları uzun uzun kahvaltıların yapıldığı bir yer. Neredeyse öğle sonrasına sarkan, hatta akşamüzerini bulan bir şölen bu.

Ama tabi ki kahvaltı ile bitmiyor her şey. Devamında içilen dibek kahvesinin önemi büyük!

Salt dibek kahvesi içmek için gelenler var köye!

Bu ritüel, yüz yıla yaklaşan süreç ile devam ediyor.

Evet; kahve dibek de dövülüyor ve geleneksel usullerde pişiriliyor. İsteyenler için de, farklı aromalar ekleniyor bazen. Tabi şeker oranı çok önemli kahve de; özellikle dibek kahvesinde. İsteğinize göre masanıza geliyor bu lezzet…

Oysa geçmişte buranın en özel üretimi şap! Tarihi Ceneviz’lilere, ‘Roma’ya, ‘Bizans’a dayanan köy için o dönemlerde ki, yegane gelir kaynağı şap üretimi. Şimdi burada bir ayrım var!

Köyün bulunduğu bölgenin adı…

‘Şaphane dağı’ olarak adlandırılıyor buralar. Şık bir körfez var altta!

‘Gencerlik körfezi’ aşağılarda görülen… Olası ilk yerleşimin gerçekleştiği yer?

‘Kozbeyli’de; bir yandan ‘Foça’yı diğer yandan ‘Aliağa’yı yükseklerden izlemek mümkün. Bu bağlamda masmavi denizi kucaklarsınız! Diğer taraftan; yemyeşil kanyon manzaralarına da tanık olabilirsiniz!  Az yerde rastlanır bu…

Coğrafyada, Türklerin egemenliği ile ilişkin kanıtlar, bölge hakimi ‘Saruhanoğulları beyliği’ne dikkat çekiyor. 1300’ler… 14. Yüz yıl!

Sonrasında beylikler döneminin kapanması ve Osmanlı hakimiyeti… Neredeyse hiç iz yok ama; bu dönemler için!

Köy’e özel aracınız ile gelmeniz lazım. Toplu taşıma çok sınırlı. Özellikle hafta sonları park sorunu yaşanabilir? Ya köye gelmeden bırakın aracınızı, ya da daha ilerilerde park alanı bulmaya çalışın?

Zaten yayan keşfedeceksiniz burayı! Araç gerekli değil.

Buranın tarihsel bir değere sahip olduğu; köyün çok yukarılarında, kimi ziyaretçilerin ulaşabileceği mesafelerdeki kaya oyma mezar kalıntıları ile ispatlı!

Bölge çok göç aldığından, elbette mübadele sonuçlarından da, çok sayıda ‘Selanik’ ve ‘Midilli’ kökenli yurttaşların buluşma noktası!  Ama bir farklılık var. ‘Limnos’ ya da bizlerce bilinen adıyla ‘Limni’ adasından da gelenler yaşamış burada! ‘Lesvos’ uzak buraya. Yani ‘Midilli’…  Peki ya ‘Limnos’? Hoş ‘Selanik’ yakın mı? Mübadele hikayeleri yürek burkar bu arada!

Öğlen saatlerine doğru ‘Kozbeyli’ye ulaşırsanız eğer; nefis et kokuları ile karşılaşırsınız!

Evet; burası Ege; kısmen denize de yakın ama mutfaklarda sadece et vardır! Balık tercih edenler ne yazık ki aradığını tam bulamayacak!

Köyün ziyaretçileri; hepsi değil bazıları, erken oturdukları kahvaltı masasından, öğlen menüsüne de yönelirler. Ve şahane etlerin tadın bakarlar. Köftelerden, pirzolaya; bifteklere!

İsteyende, beyaz ete ilişkin örneklere…

Kozbeyli bir dönemler adeta şarapçılığın merkeziymiş, bölgede…

Pek çok kez gittim buraya, şarap sektörüne ilişkin atılan ciddi bir adıma rastlayamadım. Oysa Ege’nin birçok yerinde enfes üzüm bağları vardır ve şahane şaraplar üretilir. Kozbeyli’de de keşke yeniden bir tekrar başlasa bu çaba?

Buralara gelmişken sevdiklerinize hediye götürmeden olmaz.

Köyün minicik meydanı tam bir şenlik havasında bu anlamda.

Günü denk gelirse merkezin hemen altında kurulan Pazar ziyaret edilebilir. Hediyelik eşyalar dışında, çok çeşitli organik sebze ve meyve de satın alınabilir!

Kozbeyli; aslında ‘Kuzbeyli’ ya da ‘Kuzu beyli’? Zaman içinde dillerde şu anki isim oluşmuş.

Bu bey, bölge de hakim bir savaşçı ve belli bir gücü kontrol altında tutuyor zamanında! Elbette veriler o kadar az ki sadece tahminle yol alıyoruz.

Kısaca bölgede Türk varlığı ile ilgili ilk söz sahibi kişi! Köyün isminin de buradan geldiği söyleniyor?

Köyde, ünlü caminin hemen yanında bir ev ya da kule binasına rastlayacaksınız!

Bu yapı ‘Kuzu bey’e atfediliyor! Söz konusu cami de, beylikler döneminden ayakta kalan Anadolu topraklarındaki en eski camilerden?  Orijinal tavan süslemeleri yıllar içinde çok yıpranmış olsa da, hala şık duruyor!

Burası bir zeytin merkezi; her Ege kasabasında olduğu gibi…

Yerel zeytinler ve zeytinyağı satın alınabilir mesela; sevdiklerinize?

Diğer yandan turşular ve reçeller özeldir; tabi mevsime göre.

Adaçayı ve taze kekik de önerebilirim.

Farklı olur. Hatta zeytinden üretilen sabunlar, denenebilir?

Köyün merkezinde yerel motiflerde kullanarak batılı anlamda hediyelikler üreten ve satan bir iki dükkan var. İşletenler bayan. Belki de büyük kentlerden buraya göçüp, kafa dinlemeye gelenler. Tanıdığım birisi böyleydi; üretmeye ara vermemiş. Çok çeşitli, ilginç hatıra objelere imza atmıştı! Mutlak ziyaret edin onları.

‘Kozbeyli’ye ulaşım son derece kolay. Tabelalar var ve yollar çok düzgün.

İzmir merkezden; buraya ulaşım yaklaşık bir saat. İki farklı yol var.

Uçsuz bucaksız Ege’de gerçekten gizli kalmış sihirli bir köy ‘Kozbeyli’.

Bu köyün yaşanmasına destek olmalıyız. Buna benzer çok köy var Ege’de ve tabi başka bölgelerimizde de!  Hepsine sahip çıkmak gerek!