Saron adalarının en büyüklerinden!
Tarihi, kiliseleri ama asıl fıstığı ile dünya çapında…
Yunan adaları deyince hep yaz ayları ile ilgili adalar akla gelir. Elbette çok normal… Tatil, Ege, deniz vs. kavramlar, yazlık adaları düşündürür bize. Ancak öyle adalar var ki Yunanistan’da; belki de kışın daha güzel?
Aegina bunlardan biri bence. Üçgen biçimli, sönmüş bir yanardağın eteklerinde. İsmini burada doğup sonradan kral olan ‘Aeacus’un annesi ‘Aegina’dan alıyor. En eski sakinlerinin Asya kıtasından geldiğine inanılıyor! Tarihte ‘Attika’ ve ‘Peleponnesus’ arasında önemli bir ticari merkez…
Bu adaya Atina, Pire’den ulaşılabilir. Mesafe yaklaşık 1,5 saat civarında!
Güzel bir deniz yolculuğu sizi bekler. Geminin adaya yanaşma iskelesi, ‘Kolona’ bölgesinde. Yaz kış deniz ulaşımı söz konusu! Bu arada çalışan hızlı tekneler de var; yaklaşık 45 dakikada onlarla adaya ulaşmakta olası, ama tahmin edeceğiniz gibi oldukça pahalı!
Aegina, ilginçtir Türklerin tercih ettiği bir ada değil. Oysa özellikle son yıllarda Yunan adaları deyince ziyaret eden turist sıralamasında Türkler hep ön plandadır! Burada yok.
Biz yazın gidecekler için başlayalım ada içi gezimize. Bölge bölge bakmak gerekirse, Aegina’ya ‘Kolona’ dan sonra en önemli bölge ‘Perdika’! Burası hem gece yaşamı ile ünlü hem de eşsiz plajları ile! Bir diğer önemli bölge ‘Agia Marina’. Bu isme pek çok Yunan adasında rastlarız hatta ana karada da! Buranın da plajları özel! ‘Marathanos’ bölgesi de dikkatlerden kaçmamalı! ‘Klima’ ve ‘Soto’da önemli plajlardan.
Yüksek sezonda tüm bu yerleşimlere düzenli otobüs seferleri var. Aynı zamanda özellikle yakın olanlar için bot seferleri de tercih edilebilir! ‘Vathy’ bir başka liman bölgesi, bu isme de çokça rastlarız Yunan adalarında! Özellikle yazları ‘Vaia’ köyü çok methediliyor. Minik bir balıkçı kasabası… E, tabi lezzetlerinde beşiği…
Agina; ‘Saron’ adalarının en büyüklerinden!
Malum Yunan adaları takımlar halinde anılır. ‘Saron’ adalarının diğerleri ‘Hydra’ ki sitemizde geniş kapsamlı olarak yer almakta. Merak edenler mutlaka okusun! Diğerleri ‘Spetses’, ‘Poroz’, ‘Salamine’, ‘Dokos’ ve ‘Engeteri’dir…
Adalardan söz edince Aegina’nın karşısında küçücük bir ada daha var! ‘Moni’… Efsane denizlerin olduğu bir cennet! Ve ‘Kypseli’, burası da notlarınızda olsun. Bölgeyi önemli kılan unsur; ‘Evangelismos Kilisesi’.
Aslında burası için kiliseler adası demek yanlış olmaz.
Sadece ‘Palaiochora’ bölgesinde 35 adet kilisenin varlığından söz edilir! Pek çoğu düzgün korunarak günümüze gelmiş, duvar resimleri ile kaplı kiliseler; özellikle batılı turistlerin ilgisini çeker!
Ancak ‘St. Nectairos’ Ortodoks Kilisesine ayrı bir parantez, ünü ada dışına taşmış! Aslında buraya manastır demeli. Balkanların en büyüklerinden! Geçmişte bu bölgede yani ‘Mystras’da 500’den fazla kilise hizmet etmiş ada halkına, işte rekor! ‘Panayitsa’ Kilisesi de önemli bu arada!
Ve adanın özeli pistacio, yani buraya has fıstık. Aegina’nın temel geçim kaynağı, tabi turizm ile beraber. Pistacionun kullanım alanları çok değişken, sadece bir çerez değil yani.
Reçeli enfestir mesela. Peki nasıl bir üretim. Toprak yapısı, iklimsel koşullar ve tabi düzenli bakım. Yıllar içinde Aegina’lı tarım severlerin büyük uğraşı ile günümüzde dev bir sektör halinde adada. Ve, pistacionun bir festivali de var adada! Her yıl geleneksel olarak düzenleniyor. Bu yemiş ile kotarılan pek çok lezzet katılımcılara sunuluyor.
Yine Aegina’da pamuk, asma, badem ve tabi ki zeytin tarımı özenle yapılır. Pek çok Yunan adasında olduğu gibi, burada da farklı şaraplar tadılabilir ve tabi nefis kokulu zeytinyağı!
Ben kış aylarında gittim, belki de yazın gidenler benim kadar keyif almadılar.
Tabi ki denize yakın tavernalarda zaman geçirdik, akşamları eşsiz lezzetleri tattık. Gündüzleri ise çarşı pazar dolaştık. Çarşılar çok eğlenceli, birbirinden keyifli dükkanlar var ve kışın bile sokaklar çok hareketli. Tabi bunda Atina’dan daha doğrusu Pire limanından kolayca ulaşmanın etkisi büyük…
Denize paralel sokaklarda kaybolmak en güzeli… Biz yaptık! Yunan adalarında genelde paraleldir sokaklar denize ve arkalara doğru uzar gider. İşte burada da böyle… Arka sokaklarda özellikle çok keyifli hediyelikler satan dükkanlar var. Mutlaka ziyaret edin. Tabi ki hepsinde pistacio da var, değişik biçimlerde! Turşular gördük tattık, reçeller gördük tattık ve tabi daha neler!
Özellikle Avrupalı turistler kışın ziyaret etmeyi seviyor. Acaba neden; çok basit yaz mevsiminin yoğunluğu yok. Daha sakin kısmen! Bir de Atina’ya gelen ziyaretçiler fırsat bulunca mutlaka kolay ulaşılabilen çevre adalara kaçamaklar yaparlar. Aegina’da bunlardan biri.
Gelelim lezzet turuna. Yunan adalarında kötü bir yemek hiç yemedim ben. Bunca yıldır gezerim. Sayısız ada bilirim, sayısız lokanta deneyimim vardır. Ama bu gerçek şu ana dek değişmedi. İnşallah bundan sonra da değişmez. Hatta hiç ummadığınız yerlerde acayip farklı lezzetlerle karşılaşabilirsiniz Yunanistan’da!
Deniz ürünlerinden söz etmeye herhalde gerek yok. Her türlüsü enfestir. Ama eğer yakalarsanız ki, her adada olmaz. Geleneksel Yunan mutfağının normal yemeklerini bir tadın. Mesela Midilli’de mesela Kos’da bulabilirsiniz. Tabi Aegina bu adalar kadar zengin bir mönüye sahip değil, ama var! Bakalım bulabilecek misiniz? Tabi sevenlere…
‘Nikos Kazancakis’i duymayan var mıdır? Herhalde yoktur. Burada yaşamış. Evi görülebilir. Hemen yakında ‘Kapralos Müzesi’ var. Bahçesinde de büyük ustanın heykeli…
Aegina’nın en özel tarihsel yapılarından söz edelim şimdi de. I.O. 500’e tarihli ‘Aphaia Tapınağı’. Mutlaka gidilmeli. Çok eksik var, götürülmüş çünkü büyük bölümü ülke sınırları dışına. Peki nerede Almanya’da Münih’de. Bizim çok iyi bildiğimiz tarihsel talan izleri. Birkaç kez yıkılıp doğal koşullar ile, kalıntıların üzerine tekrar tekrar inşa edilen bir yapı. Son yapı Yunan tanrıçası ‘Aphaia’ya atfedilmiş.
Bir diğeri I.O. 600’lere tarihli ‘Apollo Delfinios Tapınağı’. Dor düzenli bu tapınaktan günümüze kalanlar daha da sınırlı! Hemen önünde bir müze var. Burası, yani ‘Kolona’ bölgesi bir dini merkezmiş!
‘Markellos’ Kulesine bir bakalım. Venediklilerin gözetleme kulesi. 17.Y.Y.’a tarihli. Sonrasında halk devrimcisi ‘Spiridon Markellos’ tarafından onarımı yapılmış ve o tarihten sonra da kule onun adı ile anılmaya başlanmış!
Aegina; çok kişinin bilmediği ama bilenlerin defalarca ziyaret ettiği enteresan bir Yunan adası. Buradan keyif almamak mümkün değil!